Bu yazıda Gündoğanda Yaşayan Cuma’nın gerçek yaşam öyküsünü bulacaksınız. Yoğun ve sıkıntılı geçen günün sonunda Cuma, dört metrekarelik kulübesindeki sedirde yatıyordu. Dizlerini karnına çekmiş, başını elleri arasına sıkıştırmıştı. Saatler gece yarısını gösteriyordu. Cuma uyumaya çalışıyor, ne zaman uykuya dalacak olsa korkunç hayaller görüp hemen gözlerini açıyordu.Bir türlü uyuyamamıştı. şakaklarından ve
Devamını OkuBu yazıda Gündoğanda Yaşayan Cuma’nın gerçek yaşam öyküsünü bulacaksınız. Yoğun ve sıkıntılı geçen günün sonunda Cuma, dört metrekarelik kulübesindeki sedirde yatıyordu. Dizlerini karnına çekmiş, başını elleri arasına sıkıştırmıştı. Saatler gece yarısını gösteriyordu.
Pazara girerken uğultu, satıcıların sesleri. – “Elmacı beş-yüz-beş-yüz-beş yüüüzzz” – “Abla gel-gel-gel-gel-geeeel…” – “Domates ne kadar?” – “Bir milyon bir milyon…” Selamlaşanlar… Kısa boylu dedenin gözlerinin içi gülüyor: – “Oo Mustafa nasılsın?”