Yaşar Yıldız ve kızı Ceren Mavi Melek yelkenlisinde
Yaşar Yıldız ve kızı Ceren, Mavi Melek'te

Bodrum’da Emeklilik Bile Daha Güzel – Yaşar Yıldız

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde geçen 38 yılın ardından Yaşar Yıldız, emeklilik günlerini Mavi Melek’le denize açılarak geçiriyor.

///
80 Kez Okundu

Bodrum Kalesi’nde sualtı arkeoloğu ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü olarak geçirdiği 38 yılın ardından emekli olan Yaşar Yıldız’ın yelkenli teknesiyle bir akşamüstü denize açıldık. Kızı Ceren, her zaman olduğu gibi babasının en büyük desteğiydi.

Gerçekleşen Bir Düş!

1980’li yıllar… Bodrum Kalesi’nde arkeolog olarak çalışan Yaşar Yıldız, Kuşadası’ndan Bodrum’a gelen yabancı bir turist çifte kaleyi gezdirmektedir.

Turist çift, sergilenen heykellerden birini görünce heyecanlanır ve “Biz bu heykelin replikasını Kuşadası’nda bir müzenin hediyelik eşya satılan bölümünde gördük, almak istedik. Fakat üzerimizde yeterli nakit olmadığı için alamamıştık. Acaba burada var mı? Satın almak istiyoruz,” der.

Yaşar Yıldız, Mavi Melek yelkenlisinde, Bodrum Kalesi önünde
Yaşar Yıldız, 38 yılını geçirdiği Bodrum Kalesi’nin önünde, Mavi Melek’te.

Yaşar Bey, “Ne yazık ki burada bu heykelin replikası yok. Ama ben size bu replikadan bulup getirteceğim,” der ve turist çifte birkaç gün sonra tekrar gelmelerini söyler.

Hemen Kuşadası’ndaki arkeolog arkadaşına telefon eder; o replikayı bulmasını, satın alıp minibüsle kendisine göndermesini ister. Nitekim arkeolog arkadaşı replikayı bulur ve gönderir. Yaşar Bey, birkaç gün sonra tekrar gelen turist çifte heykeli verir ve durumu anlatır. Turist çift, almaktan ümit kestikleri replika heykeli görünce çok sevinir ve parasını Yaşar Bey’e uzatır.

Yaşar Bey parayı almak istemez. Bunun üzerine turist çift, bir teşekkür olarak Yaşar Bey ve eşi Ayhan Hanım’ı ısrarla teknelerine davet eder. Yaşar Bey de onları kırmak istemez ve bu daveti kabul eder.

Yaşar Bey ve Ayhan Hanım o yıllarda yeni evli bir çifttir; henüz çocukları Mehmet ve Ceren doğmamıştır. O pazar günü turist çiftin misafiri olarak tekneyle denize açılır, yelken yaparlar. Teknede geçirdikleri bu güzel günün ardından Yaşar Bey ve Ayhan Hanım’ın tahayyülünde yeni bir düşünce oluşur:

“Neden biz de teknede yaşamayalım?”

Bu düşünceyi hayata geçirmek için ciddi ciddi planlar yapar, uygun bir tekne aramaya koyulurlar. Fakat gel zaman git zaman, bu hayal hayat gailesi yüzünden hep ertelenir. Yıllar, yıllar geçer aradan.

Ayhan Hanım elim bir hastalığa yakalanır ve aramızdan ayrılır.

14 Ocak 2015’te, Ayhan Hanım’ın meleklere karışmasının yıl dönümünde Yaşar Bey, Ay Yıldız isimli 8 metre boyundaki ahşap yelkenli tekneyi alır ve ortak hayallerini gerçekleştirmiş olur.

Böyle hüzünlü bir girizgâhtan sonra “Sözün bittiği yer, nokta,” diyesim var ama hayat devam ediyor işte. Ayhan Hanım’ı sevgi ve rahmetle anıyorum, nurlar içinde yatsın.

Yaşar Yıldız ve kızı Ceren, Mavi Melek yelkenlisinde
Yaşar Yıldız ve kızı Ceren, Mavi Melek’te.

Mavi Melek Adı

Yaşar Bey, Amerikan bayraklı, 27 beygir gücündeki Lombardini motorlu tekneyi Türk bayrağına geçirmek için müracaat ettiğinde, başka bir isim bulmasını isterler. Çünkü Ay Yıldız adlı bir tekne zaten vardır. Hatta Ay Yıldız 1, 2, 3 ve 4 bile vardır.

Yaşar Bey bu kez tekneye, Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos’un fethinde kullandığı tekne olan “Yeşil Melek” isminden esinlenerek Mavi Melek adını verir.

Tekneyi aldıktan birkaç ay sonra, Nisan 2015’te, 38 yıl boyunca hizmet verdiği Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nden emekli olur ve zamanının çoğunu Mavi Melek ile geçirmeye başlar.

Emeklilik ve Yelken

Yaşar Bey şimdi meslek hayatının 38 yılını geçirdiği Bodrum Kalesi’nin önünde, limana bağladığı Mavi Melek’te bir denizci olarak emeklilik günlerini yaşıyor. Yelken açıp Bodrum koylarında dolaşıyor, uzak denizlerdeki festivallere katılıyor.

Yaşar Yıldız, Mavi Melek yelkenlisinde yelken hazırlığı yaparken
Yaşar Yıldız, Mavi Melek’te yelken hazırlığı yaparken.

“Emekli olduktan sonra alternatif bir hayatı seçip denizci olmak nasıl bir şey? Başkalarına da önerir misiniz?” diye soruyorum.

“Kesinlikle öneririm,” diyor ve devam ediyor:

“Denizde olmak başka bir şey; özgürlüğü, doğayı, dostluğu, zorlukları ve güzellikleri bir arada yaşatır deniz size. Ayrıca denizin şakası yoktur; verir de alır da.

Ceren Yıldız, Mavi Melek yelkenlisinde yelken hazırlığı yaparken
Ceren Yıldız, Mavi Melek’te yelken hazırlığında.

Ben emekli olduktan sonra günlerim daha dolu geçmeye başladı. Tenis oynuyorum, dalış yapıyorum, denize açılıp yelken yapıyorum.

Ayrıca Türk Sanat Müziği koro çalışmalarımız var, konserlerimize çok yoğun ilgi oluyor. Solist olarak şarkı bile söyledim bu konserlerin bazılarında. Bodrum’da yaşıyor olmak tüm bunları yapabilmeyi mümkün kılıyor.”

Şu Bizim Ütü…

“Denizcilerin kendi deyimleri var. Bir gün limanda tanıştığım birisine ‘Hangisi sizin tekne?’ diye sordum. ‘Şu karşıdaki ütü,’ diye cevap verdi. Ne demek istediğini, eliyle işaret ettiği biraz ilerideki teknesini görünce anladım. Motor yatların şekli uzaktan bakınca bir ütüye benzediği için ‘ütü’ diyorlarmış meğerse onlara.”

Peygamber Yakıtı

“2015 yılı yaz sonunda, kızım Ceren’in de organizasyonunda yer aldığı Hisarönü Yat Festivali’ne katıldım. Bodrum’dan yelken açarak hiç motor çalıştırmadan ve molalarla, gece yol almayıp dinlenerek, rahat rahat iki günde Marmaris Orhaniye’ye vardık.

Oradaki denizciler bana ‘Peygamber yakıtıyla mı geldin?’ diye sorduklarında önce bir anlam veremedim.

Sonradan öğrendim ki ‘Peygamber yakıtı’, rüzgâr demekmiş.”

Kış Soğuğunda Karaada’nın Şifalı Sıcak Sularında Denize Girmek

“Kışın Bodrum’da bol güneşli günler yaşanır, bilirsiniz. Hava ayazdır, yazın olduğu gibi sıcak değildir ama güneşlidir. Kışın tekneyle yapılacak en güzel şeylerden biri, denizde yelken açıp seferinizden dönerken Karaada’nın sıcak, şifalı sularında yüzmektir.

Hava soğuk, hatta yağmurlu bile olsa, Karaada’nın açık kaplıcasının şifalı sıcak sularında yüzmenin keyfini çok az şeyde bulursunuz. Üstelik çok da faydalıdır, pek çok hastalığa devadır.”

Yaşar Bey ve kızı Ceren ile bir akşamüstü buluşup denize yelken açtığımız keyifli saatler yavaş yavaş sona eriyor. Bodrum Limanı’na doğru yelken açıyoruz.

Yaşar Yıldız ve kızı Ceren, Mavi Melek yelkenlisinde
Yaşar Yıldız ve kızı Ceren, Mavi Melek’te.

Yelkenimiz rüzgârla dolup tekne suda yan yatınca ellerimle köpüklü, serin mavi sulara dokunuyorum.

Akıp gidiyor deniz ellerimden…

Yaşar Bey, Halikarnas Balıkçısı’nın “En iyi tekne, ellerini uzatınca suya dokunabileceğin teknedir,” sözünü hatırlatıyor.

Akıp gidiyor deniz ve akıp gidiyor yaşam…

Yaşar Yıldız Hakkında

Yaşar Yıldız, 1950 yılında Milas’ta doğdu. 1970 yılında Muğla Turgutreis Lisesi’ni, 1975 yılında da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Ön Asya Arkeolojisi Bölümü’nü bitirdi.

İyi derecede İngilizce bilen Yıldız, 1978 yılında Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne arkeolog olarak atandı. 1979 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı İstanbul Çubuklu Dalgıç Okulu’ndaki balık adam kursunu birincilikle bitirerek sualtı arkeoloğu unvanını aldı ve görevine dönerek çalışmalarını sürdürdü.

Marmaris Serçe Limanı, Bodrum Yassıada Osmanlı Batığı, Antalya Kaş-Uluburun Batığı, Marmaris Bozburun Bizans Batığı, İzmir Urla Tektaş Batığı ve Bodrum Pabuç Burnu Batığı sualtı kazılarında Kültür Bakanlığı temsilcisi olarak görev yaptı.

Ayrıca Akdeniz, Ege Denizi, Marmara ve Karadeniz’de yapılan sualtı batık gemi araştırmalarında heyet üyesi ve Bakanlık temsilcisi olarak çalıştı. Ülkemizin büyük üniversitelerinde, Sahil Güvenlik, Jandarma ve Emniyet Kaçakçılık şubelerinin düzenlediği kurslarda konuşmacı olarak bulundu ve bilimsel açıklamalar yaptı.

Yaşar Yıldız, ABD’de New York’ta, Fransa’da Rochefort’ta, İngiltere’de Oxford’ta ve Londra’da verdiği konferanslarla ülkemizi temsil etti.

1987 yılında ABD’de, New York Metropolitan Müzesi’nde açılan “Kanuni Sultan Süleyman Sergisi”nde Kültür Bakanlığı temsilcisi olarak görev aldı ve “Türkiye’de Sualtı Arkeolojisinin Dünü ve Bugünü” konulu bir konferans verdi. Bu önemli sergi daha sonra İngiltere’de British Museum’a taşınarak İngiliz izleyicilere de sunuldu.

1988 yılında Yaşar Yıldız, Fransa’nın Rochefort kentinde düzenlenen “Sualtı Arkeoloji Müzelerinin Sergilenmesi” konulu toplantıda bir bildiri sundu.

1990-1991 yılları arasında Kültür Bakanlığı tarafından bir yıl süreyle İngiltere’de Woodstock Müzesi’nde konservasyon ve restorasyon konusunda açılan bir kursa gönderildi. Bu dönem içinde gerek Woodstock Müzesi’nde gerek Oxford Üniversitesi’nde gerekse Londra’da, müze olarak kullanılan H.M.S. Belfast isimli savaş gemisinde “Sualtı Arkeolojisi” konulu konferanslar verdi.

Yaşar Yıldız, tüm bu çalışmalarının yanı sıra 1984 yılından itibaren çeşitli dergilerde; sualtı araştırmaları, batık gemi araştırma ve kazı yöntemleri üzerine araştırma ve inceleme yazıları kaleme aldı. “Tunç Devri Batığı”, “Denizden Çıkan Heykelin Öyküsü” ve “Mavi Arkeoloji” gibi pek çok makalesi yayımlandı.

2005 yılında Müze Müdürü Oğuz Alpözen’in emekliye ayrılması üzerine, uzun yıllardır görev yaptığı Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’ne atandı.

Nisan 2015’te emekliye ayrılan Yaşar Yıldız, yaşamını Bodrum’da sürdürmektedir.

 

Bu yazıyı orijinal dergide okuyun:

Bodrumlife 2017 Sonbahar Sayısı
Bodrumlife 2017 Sonbahar Sayısı

Bu yazı Bodrumlife Dergisi’nin  Sonbahar 2017 tarihli
32. sayısında yayınlanmıştır.

Bodrum Magazin dergilerini aşağıdaki linke tıklayarak görebilirsiniz
Bodrum Magazin Dergileri

Bodrumlife tarafıundan çıkarılan tüm dergilerimizi aşağıdaki linke tıklayarak görebilirsiniz.
Bodrumlife Dergileri

Konu Yazarı : İkbal Çiğdem Köse

Yorumlarınızı Yazın

Your email address will not be published.

Sonraki Yazılar

Gümüşlük Festivali’nin Piyanist Savaşçısı Eren Levendoğlu

Önceki Yazılar

Bodrumlife’ın 2009 yılı 14. Sayısını Online Okuyun

En Son Yazılarımızdan Seçmeler