Bu söyleşi Bodrumlife Sayı 10, Nisan 2007’de yayımlanmıştır. Söyleşi: İkbal Çiğdem KöseFotoğraflar: Gökhan GönençFotoğraflar, 2006 yazında Yalıkavak Port Bodrum Marina’daki sergi sırasında çekilmiştir. Bedri Baykam deyince resim, sanat, politika, harika çocuk gibi
Yazı ve resimler: İkbal Çiğdem Köse Bodrum’un Bitez’inde, toprak bir yolun kıyısında, doğayla iç içe, tabelasız bir restoran… İçeri adım attığınızda sizi zeytinyağlıların kokusuyla beraber; emeğin, azmin ve samimiyetin sıcaklığı karşılıyor. Bu
Bodrum’u en uzun süre kimlerin yönettiğini merak ederken, karşıma zor bir soru çıktı: Bir kentin kimliğini ona en uzun süre egemen olanlar mı belirler, yoksa birkaç yılda bütün geleceğini değiştirenler mi? Bu
Bodrum’da eylül ayını severim. Yaz kalabalığı yavaş yavaş çekilirken akşamlar serinler, mekânlar ve insanlar gerçek hâllerine biraz daha yaklaşır. Bir yere yetişme telaşı azalır; sofraların, sohbetlerin ve müziğin tadı daha rahat çıkar.
Caz müziğini dinlerken; ritmi bedeninde hissetmeyen var mıdır? Bir trompet sesi yükseldiğinde ya da müzik beklenmedik bir anda yön değiştirdiğinde dans etmek ister insan. Cazın önceden belirlenmiş kalıplara pek aldırmayan, doğaçlamaya ve
Ünlü yazarımız Nedim Gürsel, Bodrum Kanguru Sanat Evi’nde 26 Ağustos akşamı “Nedim Gürsel’in Dünyasında Sanat” adlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşinin çıkış noktası Gürsel’in son kitabı Paris’in Türk Ressamlarıydı. Paris, onun anlatısında
(Bu söyleşi 2017 yılında yapılmıştır) Galip İsen(1952-2018) , okumuş yazmış, hocalık yapmış bir Bodrum yerleşeni. Sevmiş, gönül vermiş. Şimdilerde daha çok eleştiriyor, daha çok kızıyor, daha çok bal damlıyor kaleminden… Sosyal medyada
Bodrum Kalesi’nde sualtı arkeoloğu ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü olarak geçirdiği 38 yılın ardından emekli olan Yaşar Yıldız’ın yelkenli teknesiyle bir akşamüstü denize açıldık. Kızı Ceren, her zaman olduğu gibi babasının
Hangi yıldı hatırlamıyorum. Gümüşlük Müzik Festivali’nin ilk yıllarında, bir açılış konseri öncesinde Bodrum Kalesi’nde Eren Levendoğlu’nu konuşmasını yaparken izlemiştim. Mahcup duruşu, sadeliği ve seçtiği kelimelerle sadece benim değil, sanırım onu izleyen herkesin
Pırıl pırıl bir Eylül öğleden sonrasında Güven Kıraç’la Bitez’in gözdesi Cafe Sarnıç’tayız. Bizim bu sezon ilk denize girişimiz. Tenimizin beyazlığından çekinerek oturduğumuz minderlerde Güven Kıraç’ı gördüğümüzde kendi kendimize gülümsedik: Çünkü o bizden
