Virazon Gemisinin kaptanı olarak kazı çalışmalarına fiilen katılan Tufan Turanlı, “Denizlerimizdeki Tarih” isimli kitabında Türkiye’nin sualtı hazinelerini anlatırken Uluburun batığına da geniş bir yer ayırmış. Uluburun Batığı kazısına tanıklık eden ve sualtı
Kamil Gök, önüne gelen her şeyi boyamış… Bakkal dükkânı olarak kullandığı evinin altında buzdolabının her santimetrekaresi boyanmış. Sandıklar, camların kıyıları… Kâmil Gök’ü durdurmak mümkün değil.Önüne ne gelse boyuyor. Şu sıralar dünyaya küsmüş
Bodrum’u en uzun süre kimlerin yönettiğini merak ederken, karşıma zor bir soru çıktı: Bir kentin kimliğini ona en uzun süre egemen olanlar mı belirler, yoksa birkaç yılda bütün geleceğini değiştirenler mi? Bu
Alinda’yı gezerken ve görkemli kalıntıların muhteşemliğine bakarken, garip bir soru takılıyor kafamıza: Acaba 4300 yılında, yani günümüzden 2300 sene sonra, hangi yapıların kalıntıları bu denli hayranlık uyandıracak, o zaman bu yöreleri ziyaret
Mausoleum kalıntıları, İngiltere’ye nasıl götürüldü? Bu meraklı öykü şöyle başlıyor. 1770’li yılları düşünün… Haberleşme olanakları öylesine kısıtlı ki. Daha henüz telgraf bile icat olmamış… Ama kulaktan kulağa yayılan “Dünyanın yedi harikasından biri
Bodrum Kalesi içinde yer alan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, özellikle sergilediği batıklar sayesinde tüm dünyanın ilgisini çeken bir müzedir. Yassıada Batıkları Salonu çeşitli dönemlerde batan üç geminin kalıntılarının sergilendiği özel bir salondur.
Necip Damar tarafından 2014 yılında yayınlanan kitabın yenilenmiş ikinci baskısı Türkçe ve İngilizce olarak 2025 Aralığında yurtdışında yayınlandı ve tüm dünyada satılıyor. Yabancı ülkelerdeki rehber kitapların örnek alınarak hazırlanan “Bodrum” kitabı 282
Su Perisi Salmakis ve Salmakis Çeşmesi, Yunan Mitolojisinde önemli yeri olan bir kutsal şeyler olarak tanınır… Bodrum’un günümüzde Bardakçı Koyu diye bilinen yerin adı aslında Antik Çağlarda Salmakis’ti. Mitoloji’ye göre buradaki suda
Artemisia I, Artemisia 2 ve Kraliçe Ada, Stratonike, Tanrıça Hekate, Antik Karia’nın yani bu yörenin beş önemli ismi, güçlü kadınları… Onların zeki, kültürlü, ileri görüşlü, savaşçı ve özgürlük direnişçisi özellikleri kadar, acılarını
Knidos Afroditi, Datça Yarımadası’nın batı ucunda yer alan antik Knidos şehrinin ünlü Afrodit heykelidir. Orijinali kayıptır. Atinalı heykeltraş Praxiteles’in M.Ö.350’li yıllarda beyaz, sert mermerden yaptığı heykel, dünyadaki ilk çıplak kadın tanrıça heykeli