Bodrum’da kahve kültürü dediğimizde turizm öncesinin Bodrum’una şöyle bir göz atmakta yarar var. Bodrumlife dergisinde 2005 yılında yayınlanan bir yazı şöyle anlatır Bodrum kahvelerini: “Davazlı Han, Azmakbaşı, Pisili, Gemibaşı ve Raşit’in kahvehaneleri eskiden Bodrumluların buluşma yerleriydi. Bodrum’a yıllar önce ilk gelenler dostluğu, sıcaklığı kahvehanelerde yaşadılar. Sohbetlerin, saygının ve dostlukların kaynaştığı
Devamını Oku“1970’lerde Bodrum’da balıkçılarla ahtapot yakalar, sonra odun fırınında pişirir birlikte yerdik” Mine Kırıkkanat da tatil yapmak için Bodrum’u seçenlerden. Üstelik eski Bodrum âşıklarından.. Ama ne yazık ki gürültü, yozlaşma ve yapılaşma
Daha çocuktum ilk okul, bilemediniz orta okul. Dişleri seyrek sepelek, çıplak ayak, güneşten yanmış ve anneanne yanına tatile gelmiş bir çocuk. Giritli mahallesinde denize girer öğle sıcağında koşardık anneanne sofrasına doğru… Sıcaktı,
Geçen yıl Ekim sayımızda “Ne olacak bizim değirmenlerin hali?” tarzında bir yazı yayınlamıştık. Hatta Kos’taki Rodos’taki değirmenlerin resimlerini yayınlayıp, “elin oğlu yapıyor da biz niye beceremiyoruz?” demiştik… Biz o yazımızı yayınlarken birileri
Ortakent’in siluetini güzelleştiren bir kule ev… Artık tarihin tozlu sayfalarında unutulmuş soluk bir resim değil! Ortakent’in kule taş evlerini fark etmişsinizdir; soluk, sessiz ve gizemli duruşlarıyla ta uzaktan sizi etkisi altına alırlar.
Bodrum’da kahve kültürü dediğimizde turizm öncesinin Bodrum’una şöyle bir göz atmakta yarar var. Bodrumlife dergisinde 2005 yılında yayınlanan bir yazı şöyle anlatır Bodrum kahvelerini: “Davazlı Han, Azmakbaşı, Pisili, Gemibaşı ve Raşit’in kahvehaneleri
Zaman akıp gidiyor, her gün yeni, her gün başka türlü geliyor. Her sabah güneş doğuyor.Her ay, ay dolunay oluyor. Kaçımız bunu umursuyoruz acaba? Bize göre kavrayamadığımız bir zaman dilimi kadar bir süreçte