Nevra ve Metin Serezli, Türk tiyatrosunun iki ünlü ismi… Benim adlı adınca otuz beş-kırk yıllık dostlarım. Her ikisi de adeta gözlerini tiyatroda açtılar. Nevra, Robert Kolej Tiyatrosunda, Metin ise İstanbul Üniversitesi Gençlik Tiyatrosunda sahneye ilk adımlarını attılar. Tüm gençliklerini ve sonra da tüm yaşamlarını tiyatroya, birbirlerine ve çocuklarına adadılar. Onlar
Devamını OkuDeğerli dost, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Sualtı Arkeoloğu Yaşar Yıldız ile ne zamandır yapmayı düşündüğümüz söyleşiyi kısa bir süre önce gerçekleştirme şansını yakaladık. Sualtı Arkeolojisi üstüne parlak bir kariyeri ve geçmişi
“Kemalizm birileri tarafından kasten demode gösterilmek isteniyor”. “Gerek ben gerek Türkiye dünyada ‘disinformation’ denilen bir enformasyonu saptırma komplosuyla karşı karşıyayız”. “Gerek ben gerek Türkiye dünyada ‘disinformation’ denilen bir enformasyonu saptırma komplosuyla karşı
Bir hazinenin ortasında oturuyoruz ve bu hazinenin bilimsel dile çevrilmesi lazım… Uzun süre meditasyon ve Zen Budizmi ile de ilgilenen Mustafa Merter, son yıllarda İslam ve tasavvuf felsefesi üzerine yoğunlaşmış. Benötesi Psikolojisi’ni
Temmuz, ağustos onların olsun gerisi bize kalır kafamızı dinleriz kasabada diyorduk, ama eylül geldi, havalar serinledi giden yok. Her yer diskotek, bar, kasetçi, dört bir taraftan ayrı gürültü geliyor. Neredeyse eczaneler,
Somnur, yıllarını Bodrum’da geçirmiş bir ressam… Çıkardığımız bütün yayınlarda on yılı aşkın bir süredir sanat üzerine yazılar yazmış ve yazmakta… Geriye bakıp yayınlarımızı karıştığımızda bir ressam olarak kendisini ne kadar ihmal
Kadının Güç Sembolü Güner Kuban Güner Kuban deyince şöyle bir durmak gerek. Çakmak çakmak gözlerindeki keskin bakışlarıyla adeta meydan okurken, kalbindeki şevkatiyle de tüm dünyaya kol kanat gerer bir hali var. Güner
Resim, heykel, performans, land art gibi pek çok sanat disiplininde … Jazz Now Sanat Merkezi ve Galerisi’nin görsel sanat etkinliklerinin 41.sinde, özgün baskı ve grafik sanatçısı Erol Turgut grafik çalışmalarını sergiledi.
Bir türkünün ardından.. O bir Cumhuriyet kadınıydı. Kendine güvenen, gözü pek ve kararlı. Kuşkusuz, onun kendine olan güveni, genç Türkiye Cumhuriyeti ile başlayan yepyeni dönemin dinamizmini ve umudunu da arkasına alıyordu.Kütahya’nın Tavşanlı
Sanırım, 1988-89 yıllarıydı. Şimdi artık aramızda olmayan ve pek çok Bodrumlunun tanıyıp bildiği büyüğümüz Gürkan Erertem‘in evinde kalabalık bir grup olarak yemekteydik. Nedense neşeli ve sevecen bir sohbet ortamı oluşmamıştı. Formaliteden sorular,
İşte sizlere Bodrum’u, belki de Bodrumlulardan daha çok seven ve bu sevgiyi, “Ölünce beni Bodrum’a gömün” diyecek kadar açık seçik ortaya koyan ve ne yazık ki, birinin; o çok değerli ve eşi