Yazar Meltem Ulu‘nun “Bodrum Bir Masaldı” adlı kitabı şu günlerde Bodrum’un gündeminde. Hem çocuklar için, hem de yetişkinlere yönelik kitapları giderek çoğalıyor.
Meltem Ulu, 1975 yılında İstanbul’da doğmuş. Kitabı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olmuş. gündeminde. Bir süre reklam sektöründe çalıştıktan sonra yolunu sosyal antropolojiye çevirmiş ve Yeditepe Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümü’nde doktora eğitimini tamamlamış.
Doktora yıllarında İngiltere’ye, Kent Üniversitesi’ne ziyaretçi araştırmacı olarak gitmiş. İstanbul’un değişimini anlamaya çalıştığı doktora çalışması ise daha sonra “Değişen İstanbul’un Tanıkları: Düğün ve Aile Fotoğrafları” adıyla yayımlanmış.
Ama Meltem Ulu’nun yazarlık serüveninde asıl güzel dönüşümlerden biri, oğlu Arda’nın doğumuyla başlamış. Antropolojiye olan ilgisini bu kez çocuk kitaplarına taşımış. Biyografi, göç ve farklı kültürler gibi konuları çocukların dünyasına uygun bir dille anlatmaya başlamış.
Bu çalışmaların arasında Osman Hamdi Bey, Halikarnas Balıkçısı ve Ara Güler gibi önemli isimleri çocuklarla buluşturan kitaplar da var. Fotoğrafın Sihirli Dünyasına Yolculuk Pötikare Yayınları’ndan, Koca Kabuklu Küçük Salyangoz ise Dinozor Çocuk’tan çıkmış.
Meltem Ulu bugün Acıbadem Üniversitesi’nde ve Beykent Üniversitesi’nde dersler veriyor. Bir yandan akademik çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da çocuklar için yazmaya devam ediyor.
Onun hikâyesinde bizim özellikle dikkatimizi çeken şey, akademiyle yazarlığı birbirinden kopuk görmemesi. Antropolojiyle ilgileniyor, insanların hayatlarına ve hikâyelerine bakıyor, sonra da bütün bu birikimi çocukların anlayabileceği bir dile dönüştürüyor. Bundan sonraki hedefi de bu alanda daha çok yazmak ve kendisini iyi bir biyograf olarak geliştirmek.
Bodrum için yazdığı üç kitap var, “Süngerciler,” “Halikarnas Balıkçısının Yolculuğu” ve “Bodrum Bir Masaldı.”
Halikarnas Balıkçısı’nın Yolculuğu’nun ikinci baskısı yapılmış…

Ağustos 2026 da ise Bodrum Bir Masaldı kitabının Bodrum’da imza günü gerçekleşiyordu.
Bodrum Bir Masaldı kitabı bize “Deli İsmet” lakaplı usta ve öncü bir süngerciyi anlatıyor.
“Bodrum Bir Masaldı”
Bir insanın yanında hiçbir şey olmadan yeni bir hayata başladığını düşünün.
Ne evi var, ne toprağı, ne parası… Elinde sadece deniz var.
Ondokuzuncu Yüzyılın sonunda Ali Cengiz, ailesiyle birlikte Spinalonga’dan Bodrum kıyılarına geldiğinde durum tam olarak buydu. Ama o deniz, onun için yalnızca sığınılacak bir yer değildi. Aynı zamanda öğrenilecek, çalışılacak ve hayata tutunulacak bir yerdi.
Süngeri Kalimnos’ta öğrenmişti. Sonra öğrendiklerini Bodrumlulara öğretti. Belki kendisi farkında değildi ama yaptığı şey, yalnızca bir meslek öğretmek değildi. Küçük bir kasabanın kaderine dokunuyordu.
Sonra hikâyeye oğlu girdi.
Babası onun süngerci olmasını hiç istemedi. Ama bazı çocuklar babalarının açtığı yoldan değil, tam tersine gitmemeleri söylenen yoldan yürürler. İsmet de öyle yaptı. Denizin peşinden gitti. Öyle bir gitti ki kısa zamanda Bodrum’un en cesur sünger avcılarından biri oldu. Ona artık başka türlü sesleniyorlardı:
Deli İsmet.
Sonra zaman değişti.
Deniz eskisi gibi sünger vermemeye başladı. 1970’lere gelindiğinde yüzyıllardır Bodrum’un hayatının parçası olan süngercilik yavaş yavaş sona erdi. Fakat Bodrumlular denizden vazgeçmedi. Bu kez başka bir şey keşfettiler: turizmi.
Kasaba, kendi imkânlarıyla başka bir hayata geçmeye başladı. Ve Deli İsmet, bu kez başka bir isimle, İsmet Kaptan olarak bu değişimin içinde yer aldı.
Elinizdeki kitap yalnızca bir adamın hayatını anlatmıyor.
Bir ailenin göçünü, yeni bir yerde tutunma çabasını ve bir mesleğin kuşaktan kuşağa aktarılmasını anlatıyor. Ama aynı zamanda Bodrum’un bugün artık kolay kolay hatırlayamadığımız başka bir zamanına bakıyor: Sünger teknelerinin denize açıldığı, insanların hayatlarını denizden kazandığı, kasabanın henüz bugünkü Bodrum olmadığı günlere…
Bu yüzden bu hikâyeyi okurken yalnızca Deli İsmet’in hayatının peşinden gitmeyeceksiniz.
Bir kasabanın nasıl değiştiğini de göreceksiniz.
Belki bazı şeyleri hatırlayacak, bazılarını ilk kez duyacaksınız.
Çünkü Bodrum’un hafızası yalnızca beyaz evlerde, mavi denizde ya da bugün bildiğimiz turistik görüntülerde yaşamıyor.
Bir kısmı denizin altında kaldı.
Bir kısmı eski teknelerde.
Bir kısmı da insanların anlattığı hikâyelerde.
Bu kitap, o hikâyelerden birinin peşine düşüyor.
Ve belki de en güzeli, bize Bodrum’un bir zamanlar nasıl olduğunu anlatırken, bir insanın hiçbir şeyi yokken elinde yalnızca denizle bir hayat kurabileceğini de hatırlatıyor.
Herodot 3. Yaş Akademisi Başkanı ve Yazar Ş. Didem Keremoğlu “Meltem Ulu” hakkında güzel şeyler söylüyor:
“İçinde yaşadığımız, gelecek nesil için geçmişine dair olacağımız Bodrum’la ilgili mutlaka okunması gerekenlerden; bir yaşam öyküsü ve bu yaşamın üstünden incecik işlenmiş diğerleri…
Başta göç!
Daha fazla anlatmayacağım.
Bir akademisyen Meltem Ulu. Ve bu özelliğini kalemine taşımayı sevmeyenlerden. Öğretmeden yazıyor. Dikteden uzak.
“Halikarnas Balıkçısı’nın Yolculuğu” kitabıyla tanıdığım ve daha sonra şahsen de tanıştığım Meltem Ulu iyi bir yazar. Pop kültürün dışında.
Okura derin okuma yaptıranlardan…”
—————
Bodrum üzerine diğer kitaplar için Kitaplar bölümümüzü inceleyebilirsiniz.
Ağustos 2026

