Bir tutam ot ve kent-köylü hayatlarımız!
"Ölüm, beni bahçemde lahana ekerken bulursa, öldüğüme değilde işimi bitiremediğime yanarım."
Montaigne
Dünyada yaşamın üç buçuk milyar yıl önce ilkel okyanusta ve bitkisel bir formda başladığı biliniyor. Bitkiler insanoğlundan çok daha uzun zamandır yeryüzündeler ve avcı-toplayıcı olan yani tarımcı olmayan insan, bitkileri bizden çok daha iyi tanıyordu. Botanik konusunda bugünkü bilim adamlarından bile çok şey bildikleri tahmin ediliyor.
Hayatları söz konusu olduğu için iyice keskinleşen bir dikkatle onları gözlemleyerek yaşıyorlardı. Bitkileri sadece yemek için değil, şifa için topladıkları gibi bazı zehirli bitkileri, avlamaya çalıştıkları hayvanları etkisizleştirmekte kullanmayı da öğrenmişlerdi.
Bugün bizler gitgide kentlileşen yaşam tarzımızla bırakın bu bilgiye sahip olmayı pek çok bitkinin adını dahi bilmiyoruz. Son yıllarda sağlıklı yaşam derdine düştüğümüzden midir nedir, bazılarımız bitkiler konusunda çok daha hassaslaştık belki… Elbette sadece bitkiler değil, tüm doğal yaşamın korunması, sürdürülebilirliği temelinde kaygılarımız var. Haksız da sayılmayız.
Süpermarketlerden satın aldığımız yiyeceklerin ne derece sağlıklı olduğundan emin değiliz. Gün geçmiyor ki hormonlu maddeler içerdiğine dair bir haber duymayalım…
Bizim durumumuz geç paleolitik çağ insanı gibi hayatta kalabilmek için bitki uzmanı olmayı zorunlu kılmasa da, hiç değilse kendi yakın çevremizde kullanılan bitkileri ve nasıl kullanıldıklarını öğrenmekte yarar var.
Bodrum sebze pazarı
Bunun için ilk olarak yapılması gereken şey semt pazarlarına sık sık gitmek. Çünkü buralarda o yörede gerek yemek, gerekse şifa niyetine kullanılan bitkilerin pek çoğunu taze olarak bulabilirsiniz. Satın aldığınız kişiye soracak olursanız, size nasıl pişirileceğinden tutun, hangi hastalığa iyi geldiğine dair pek çok şey söyleyecektir. Siz yine de dikkatli olun, araştırın.
Bodrum’da her cuma sebze, meyve pazarı vardır. Perşembe akşamüzeri kurulur ve sebze-meyveden başka peynir, zeytin, türlü otlar, çiçekler, baharat, kuru yemiş hatta yumurtaya kadar her türlü yiyecek satılır.
Turistlerin de ilgi gösterdiği bu pazar, tarlasında bahçesinde kendi yetiştirdiklerini en taze haliyle buraya getiren köylüler sayesinde bu kadar renkli ve güzeldir. Her mevsime göre yöresel taze otlar ve bu otların sağında solunda kırdan bayırdan veya kendi bahçelerinden getirilmiş bir kaç demet çiçek mutlaka vardır.
Ege köylerinin, kasabalarının her birinde görmeye alışık olduğumuz gibi, bu otlar halk arasında öteden beri sadece yemek yapımında değil şifa verici olarak da kullanılırlar. Başlı başına bir kültürdür bu otlar ve günlük hayatta kullanılışları…
Ne mutlu bize ki Bodrum’da yetişen bitkiler ve nasıl kullanıldıklarına dair, bu kültürü bizlere aktaran kitaplar var. Bodrum bu konuda şanslı sayılır.
Bodrum bitkileriyle ilgili kitaplar arasında İlhan Berk’in şifalı Otlar Kitabı, Prof.Dr. Ertan Tuzlacı’nın Bodrum’da Bitkiler ve Yaşam, Tijen İnaltong’un Tak Koluna Sepeti Bodrum Pazarından Tatlar, Renkler, Portreler kitabı ilk aklımıza gelenler.
"Ölüm, beni bahçemde lahana ekerken bulursa, öldüğüme değilde işimi bitiremediğime yanarım."
Montaigne

