Bodrum’da yağmurlu bir kış günü dolaşırken, havasınının Türkiye’nin diğer kentlerine göre mülayim olması nedeniyle, doğanın canlandığını, yeşil örtünün kendine gelip, ağaçları çiçek açtığını falan görürsünüz… Sonbahar’da ağaçlarda biriken mandalinalar bu günlerde yerini yeşil zeytinlere bırakırlar. Şubat gelince açık mavi, sarı çiçekler, laleler yeşil çimenleri, aüğaçların altlarından başlarının kaldırılar yavaş yavaş.
Devamını OkuHaremtan tepesindeki değirmenlerin onarılması ve restore edilmesi, Bodrum’un neredeyse 40 yıldır gündemindedir… Biraz turizme ilgisi olan, biraz da komşu Yunan adalarına gidenler, yıllarca bizim değirmenlerin bakımsızlığından dem vurur…(Buna ben ve bizim Bodrumlife
Hindiba hem güzellik maddesi olarak hem de birçok derde çare, denenmiş bir ilaç olarak kabul ediliyor… Kırların süsü sarı çiçeklerin, bin derde çare ince, uzun ve dişli yaprakları ile Avrupa restoranlarının en
Bundan 15 yıl kadar önceydi. O zaman da, şimdi olduğu gibi, benim için yaz günlerinin en güzel eylemi kumsalda güneşlenmek ve denize girmekti. İnsanı canlandırıp yeniden doğmuş gibi arındıran serin Ortakent denizinin
Bodrum’un en tanınmış Peyzaj Mimarlarından biri Serap Yanar… Yılların verdiği tecrübeyle Bodrum’un bitki örtüsü üzerine konuşulacak en önemli isimlerden biri. Şu sıralar “Bazı şeyler artık yapılmamalı” diyor. “Göze hoş gelen, kolay yetişir
(Bu yazı 1998 tarihinde yayınlanmıştır.) Bodrum’u Bodrum yapan birkaç özelliğinden biri taş binalar tekrar revaçayken, eski Bodrum’u bir yandan yıkan ve yerine şehir olgusunu getirmeye çalışan ikilem hakim Bodrum’a.. Eski fotoğraflar
Bodrum merkezle Turgutreis beldesi arasında şehrin stresi ve betonarmelerinden kendini soyutlamış apayrı bir yere yolculuk etmeye ne dersiniz? Bodrum Vosvos Camping & Bora Sencer Sanat Köyü, zeytin ağaçlarının arasına saklanmış, sessiz, sakin,
Bir şeyi beğendik mi doğadaki bir bitkiyi ya da hayvanı kullanıp onu yüceltiyor: gül gibi, aslan gibi, zeytin gözlüm, güvercinim… diyoruz. Beğenmedik mi de yine aynı yöntemle çıkıveriyoruz işin içinden: kabak gibi,
Ah şu Bodrum… Yaşadığım alanı kısıtlayan her türlü hoş görüsüzlüğün kabul gördüğü, rant hırsıyla başları dönmüş bir kalabalığın beton yığınlarıyla üstüne geldiği, eder etmez her şeyin pahalı olduğu, eğlencenin ucuz bir yaygaraya
Bodrum’da yaşayan iş güç sahibi, iyi eğitimli, gül yüzlü insanlar, içinde yaşadığımız Bodrum’u bir kenara bırakarak Şirin ve Volkan gibi kırları, doğayı tercih etmeye başladılar. Bodrum öteden beridir doğal güzellikleri, denizi, havası
“Cenneti tarif et…” deseler, hiç düşünmeden Bodrum’u anlatırdım, gözüm kapalı. Bilirim, Bodrum’da sürekli yaşayanlar, pek dillendirmezler bu cennetin güzelliklerini; belki alıştıklarından, belki de başkalarıyla paylaşmak istemediklerindendir bu suskunlukları. Ve yine bilirim ki,