Bodrum, Bitkiler, Peyzaj ve Serap Yanar’ın Tasarımları

//
458 Kez Okundu

Bodrum’un en tanınmış Peyzaj Mimarlarından biri Serap Yanar… Yılların verdiği tecrübeyle Bodrum’un bitki örtüsü üzerine konuşulacak en önemli isimlerden biri. Şu sıralar “Bazı şeyler artık yapılmamalı” diyor. “Göze hoş gelen, kolay  yetişir gibi görünen, bu iklime aromaya uymayan bitkilerde  ısrar edilmemeli” diyor. Sorularımız var, Serap Yanar’ın güzel cevapları var… 

Bodrum’un genel bitki yapısı, iklimi, su durumu  gözönüne alındığında  ne tür  düşüncelerle peyzaj çalışmalarına başlamalıyız?

Bodrum’ un genel bitki yapısı Akdeniz ve Ege bitkileri topluluklarından oluşuyor. Yani sıcağa ve kuraklığa, tuzlu deniz rüzgarlarına dayanıklı bitkiler. Bu bitki grupları dışındaki bitkileri peyzaj çalışmalarında kullanmak için inat etmemeliyiz. Sonuç başarısız olacaktır. Oldurmak için çok daha fazla emek ve maliyet artacaktır. Örneğin, Bodrum ‘da ki bahçemde Ihlamur ağacım olsun, demeyeceksin.

Serap Yanar’ın peyzej uygulamalarından bir örnek.

Bodrum’da genel uygulamalarda ne tür yanlışlıklar yapılıyor?

O kadar çok ki… Çok sık aralıklarla bitki dikimleri olduğundan, bitkiler hava almıyor ve hastalıklar meydana geliyor. Manzara kapanır diye az ağaç dikiliyor. Bu da şehri beton yığını gösteriyor. Biz deniz manzarasına güzel bakıyoruz ama manzara bize bakınca hiç güzel görmüyor. Peyzaj uygulamalarında doğal iklimlendirme yapmamız gerekiyor. Binalardan ısı yükseliyor, ancak ağaçlandırma ile serinlik sağlayabiliriz. Çok fazla çim alan uygulaması yapılıyor. Bu iklime ait olmadıkları için mantar hastalıklarına yakalanıyor. Arsa maliyetleri çok yüksek olduğu için planlı yeşil alanlar yapılmıyor. Projelerde bina yerleşimlerinden kalan cetvel artıkları yeşil alan oluyor. Bu alanların altından alt yapılar geçiyor. Bu yüzden köklü bitki dikimleri yapılamıyor. Ağaçsız yapılaşma ise küresel ısınmayı giderek arttırıyor.

Bugün Bodrum’da nasıl bir uygulama var, bu işin piyasası nasıl işliyor?
Doğrusu nasıl olmalı?

Yeşillendirme adı altında peyzaj tasarım ilkelerine uygun olmayan, üzerinde derinlemesine düşünülmeden yanlış kararların alındığı, projesiz ve plansız, hızlı uygulama çalışmaları yapılmaktadır. Doğrusu, peyzaj alanlarının; bölgesel iklime, alanın ekolojik ve jeolojik yapısına, toprak özelliğine, mimari biçimine ve kullanım amacına  en uygun bitkilendirme ile peyzaj ilkeleri ve tekniği doğrultusunda düzenlenerek, doğal floranın korunup zenginleştirildiği planlamalardır.

Neden yabancı ülkelerdeki gibi yeşil değiliz, neden balkonlarımızda, pencerelerimizde çiçekler yok?

Bence bu kültürel ve sosyolojik bir davranış. Siyasi yapılanmada ve kararlarda, eğitim politikasında yeşil çevre bilinci ve sanatsal, estetik kavramların önceliği yok. İnsan sevdiğine kıyamaz derler o yüzden her şeyin başı sevgidir. Doğayı daha çok sevmeliyiz. Bunun için iyi bir eğitim gerekiyor. Doğaya ilişkin ne kadar çok bilgi ve paylaşım olursa, o kadar da çok sevgi ve farkındalık artacaktır.

Kaç yıldan bu yana  Bodrum bahçelerinde, Bodrum’u yeşlillendirme ve güzelleştirme çalışmalarında bulundunuz. En çok sıkıntı çektiğiniz durum nedir?

Bodrum’da 1986’ dan itibaren peyzaj tasarım ve uygulama çalışmaları yapmaktayım. Peyzaj tasarım ve uygulama sürecinde, iş yönetimi ve planlama aşamasında, farklı disiplinler arasında olan anlaşmazlık ve  koordinasyon eksikliği, müşteri isteklerinin ve maliyetlerinin paralel olmaması ve yeterli iş bilincine ve ahlakına sahip kalifiye çalışanlarının olmaması bizim en büyük sıkıntımız. Ama mesleğimi çok seviyorum, her türlü sıkıntısına katlanırım.

Kimlerle çalıştınız, En beğendiğiniz projeler, en keyifle çalıştığınız projeler. Övündüğünüz projeler?

Bir çok sanatçı, mimar ve iş adamı ile birlikte, bir çok güzel projelere imza attık. Her yaptığım proje benim için yeni bir heyecan, yeni bir keşif ve yeni bir yolculuktur. Küçük ve büyük ölçekteki tüm projelerim benim için değerlidir.

Neden Mumcular. Mumcular’da neler yapmayı düşlediniz, nasıl gelişti. Neredesiniz. Mumcular(Ilgın Çiftlik) projesiyle ilgili ileriye dönük düşünceleriniz. Nereye varacak bu proje?

Peyzaj işlerimiz için bitki depolayacağımız ve çalışan işçilerin yaşadığı bölgeye yakın bir alana ihtiyacımız vardı. Aynı zamanda çevre yapılaşmasının az olacağı, doğal ortamın bozulmayacağı bir alan olsun istedim. 2000 yılında Mumcular’ daki 36 dönümlük zeytinli tarlayı satın aldım.

Bulunduğumuz alan Tepecik Köyü’nde fıstık çamı ormanı karşısında askeri bölgeye yakın bir alan. Bodrum merkezindeki ofisten burayı yönetmek zor oldu, yerinde olmamız gerekti.

Merkezdeki ofisim artık beni sınırlıyordu. Gürültü ve trafik yorucuydu. Burada özgürleştim… Doğayı, bitkileri istediğim her an çok yakından gözlemliyorum. Kurakçıl türler üzerine araştırma yapıyoruz.

İklimler değişiyor artık bahçelerde değişmek zorunda. Tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriyoruz. Büyük kızım Hazal bu ürünleri kozmetik üretiminde kullanıyor. Bulgar lavantası ve değişik bir çok tür aromatik bitkiler yetiştiriyoruz.

Burada sürdürülebilir peyzaj uygulama araştırmaları konusunda çalışıyoruz. Değişen koşullara dayanan bitkisel üretim, hastalık ve zararlılarla zehirsiz mücadele, permakültür teknikleri üzerine çalışmalar yapıyoruz.

Burayı peyzaj tasarım ve görsel sanatlar konularında atölye çalışmaları yapılan bir eğitim ve paylaşım alanı olarak hayal ediyorum. Burada genç meslektaşlarımda farkındalık yaratmak istiyorum. Önümüzdeki yıllarda burada permakültür atölyeleri, tıbbi ve aromatik bitki kullanımları, peyzaj uygulama teknikleri, yoga etkinlikleri ve çeşitli sanatsal faaliyetler düzenlemeyi düşünüyoruz.

İlk başlagıcınızla şimdiki düşünceleriniz arasında  fark var mı? Bodrum’dan peyzaj mimarisi olarak istediklerinizi alabildiniz mi?

Her şey gelişiyor, değişiyor ve sürekli öğreniyoruz. En başta da insanın ihtiyaçlarını karşılayacak, onu aktif ve mutlu edecek, estetik ve fonksiyonel bahçeler tasarlıyordum. Temel ilkelerim aynı kalmakla birlikte, küresel ısınma ve iklim değişikliği tasarım kararlarımı etkiledi. Artık sürdürülebilir peyzaj çalışmalarından söz ediyoruz.

Yeni çalışmalarımda yenilebilir peyzaj ve iyileştirici bahçeler var.

Bodrum’ un ilk peyzaj mimarlarındanım. Bu mesleğin tanınmadığı, ihtiyaç duyulmadığı zamanlarda peyzaj mimarisini ve kendimi anlatma mücadelesi verdim. Arkamdan gelen meslektaşlarıma yol açtığıma inanıyorum.

Bodrumun kurgulanmasında bir yanlış var mı? Neden bir Botanik Bahçesi yok? Parkları yok?

Evet, Bodrum’ da çok yanlış yapıldı. Tatil kasabası, tatil metropolüne döndü. Bu dönüşümde özgün mimari kimliğini yitirdi. Öncesinde Bodrum bahçeli evlerden oluştuğu için parklara ihtiyaç duyulmamış olabilir. Kentleşme sürecinde ise bu ihtiyaç göz ardı edildi. Çünkü rant her şeyin önündeydi.

Amerikan Hastanesi, Stadyum, Küçük Sanayi Sitesi alanı arkeolojik park alanları olmalıydı. En başından beri oradaki arkeolojik eserlerden herkesin haberi vardı. O bölgeyi hep böyle hayal ettim. Bodrum’ a ve uygarlığa katkısı daha büyük olurdu.

Bence Bodrum’ un gelecekte botanik bahçesi ve parkları da olacaktır. Çünkü buna ihtiyaç duyan bir nüfus oluşacak.

Not: Bu söyleşi Nisan 2019 tarihinde Bodrum HomeStyle dergimizde yayınlanmıştı…
Sorunların  nasıl aynen devam ettiğine bir kanıt olması açısından yeniden yayınlamayı düşündük.

Bu yazı Bodrumlife Dergisi’nin Ocak 2025 tarihli
38. Sayısında yayınlanmıştır.

Yazı:  Necip Damar

Konu Yazarı : Necip Damar

Yorumlarınızı Yazın

Your email address will not be published.

Sonraki Yazılar

Leonard Cohen’in Meşhur Hydra Adası’na hala Eşekler Hakim

Önceki Yazılar

Suluboya Ustası Şule Çağıl, Bodrum’un renklerini Hindistan’da Sergiledi

En Son Yazılarımızdan Seçmeler