Bodrum’un artık herkesçe bilinen ve aynı şekilde kullanılan bir logoya ihtiyacı var…
Bodrum’un her yerinde değişik, türlü çeşitli “Bodrum” yazısı ki bunların hiçbirine “Logo” denmez. Rasgele seçilmiş bu kapıdaki gibi yazılar her yerde alıyor… Oysa Mesela New York’un, Amsterdam gibi şehirlerin çok aşina olduğumuz logoları her yerde aynı şekilde kullanılır. Hediyelik eşyalarda da, otobüslerde de… Tabelalarda ve basın reklamlarında…


Bu kapıya gelince: Çok basit bir çerçeve her şeyi anlatır aslında, çünkü Bodrum’un zaten kale manzarası harika, bulunmaz. Oraya Bodrum’un balığı var, begonvili var demeye gerek yok… “Maviye Açılan Kapı” yazısına bir bakın. Belli ki kaligrafi dersi görmemiş birinin elinden çıkmış… Grafik anlatımda, yazıda yazı kadar harfler, sözcükler arasındaki espaslar, yani boşluklar da önemlidir… Burada sözcükler arasında anlamsız boşluklar ve iki sözcük arasında nedeni bilinmeyen farklı boşluklar var. Oysa doğrusu bir harf boyunda bir boşluktur… Klavyede yazarken de sözcükler arasında bir boşluk bırakırız. Böylece anlam bütünlüğü ve estetik sağlanır… Ama burada sözcüklerin bir Hanyaya, diğeri Konyaya bakıyor. Tamamen estetik açıdan çirkin; Bodrum’a yakışmıyor. Ha, “Ben yaptım oldu” derseniz, eyvallah…
Bodrum Türk turistlere mi kaldı?…
Güneş, Deniz, Doğa, Huzur, Bodrum… Ne gereği var bu sözcükleri… Arka plan her şeyi anlatmıyor mu zaten. Alman turist ne yapacak. Diyelim ki İngilizcesini de yan tarafa yazdınız… Sonu var mı bu işin?…
Çok şaşırtıcı. gereksiz, düşüncesiz ve uygulama olarak da zevksiz bir çalışma…
Size çok zevkli, benzer bir çalışma örneği sunayım. Güney Afrika, Cape Town.

Bir okurumuz burada da bir hata buldu. Noktadan sonra boşluk koymamışlar ama arka planda bütün şehri açık seçik görüyorsunuz. Yani asıl amaç şehre küçük bir çerçeve yapmak. Bizimkindeyse tüm şehir kapatılmış, yerine yapay bir Bodrum konulmuş.

