Taş Ev: Fotoğraf Mimar Ahmet Igdırlığil

Bodrum’un Vazgeçilmez Taş Ev Tutkusu

/
646 Kez Okundu

(Bu yazı 1998 tarihinde yayınlanmıştır.)     Bodrum’u Bodrum yapan birkaç özelliğinden biri taş binalar tekrar revaçayken, eski Bodrum’u bir yandan yıkan ve yerine şehir olgusunu getirmeye çalışan ikilem hakim Bodrum’a..

Eski fotoğraflar ve hikayeler, el değmemiş Bodrum sokakları ve köylerine bakıldığında hissedilen kuşkusuz, sevinç değil, aksine doğal haliyle Bodrum istemi… Tabii taş evleriyle…

Bundan belki dört belki beş yıl önce unutulması imkansız farklı bir tatil geçirmiştik.

Mekan, Çanakkale’ye bağlı eski Yunan adası İmroz şimdiki adıyla  Gökçeada‘ydı…

Kahveleri, sessizliği ama en çok taş evleriyle kaplı mahalleleri dikkatimi çekmişti.

Doğallığını borçlu olduğunu düşündüğümüz taş evlerle dolu Gökçeada‘yı farklı kılan da sanırım bu özelliğiydi.

Egenin kıyı şeridinden kopmadan aşağıya inip Bodrum’a ulaşınca, kaleyi gören o anlık manzaranın beyaz evlerinin de, Imroz’da gördüklerimiz kadar çarpıcı oluşunu düşler olmuştuk. Düşlemenin gerekmediği o eski Bodrum günlerinde yaşayamayan yeni jenerasyon bir yana, taş evlerle kaplı Bodrum’u bilen, o tadı alan birçoklan artık, beton yığınlanı arasında sıkışmış durumda.

Bodrum’da her geçen gün yükselen kooperatif evleri, sevimsiz binalar ve büyük şehirlerdeki yapılara özenilip dikilmiş evler, işyerleri artık hayatımızın birer parçası haline gelirken, öbür yanda, eski Bodrum mimarisi olarak bilinen ve Gökçeada’daki gibi Bodrum’un da özelliği haline gelmiş Yunanlıların miras bıraktığı taş yapıları yaşatmaya çalışanlar da var.

Yanlızca silik bir siyah-beyaz fotoğraf karesinde görmeye çalıştığımız çarşı içindeki kilisenin yıkılıp beton yığını haline getirilmesi anlatılan en bilindik hikaye…

Ama projelerinde taş binalara ağırlık veren, görüştüğümüz birkaç mimarın anlattığı buna benzer hikayeleri hala yaşıyor olmak daha da ürkütücü…

Son senelerde çok merkezi değil ama Bodrum’un köylerinde kendini gösteren taş evler artık büyük şehirlerden Bodrum’a gelip burada yaşamaya karar verenlerin tercihi. Artık bir bakıma moda haline gelen taş evler, o bahsettiğimiz kilise döneminde, Bodrum’un yapısal özelligi olarak biliniyor.

Taş bu bölgede en kolay bulunan malzeme…
İklim şartlan insanları yaşayacak yer seçimi yapmak zorunda bırakınca, taşlardan duvarlar örülerek, içleri yaşam koşullarına uygun düzenlenip ev olarak kullanılmış.

Ama şimdilerde şikayet ettigimiz yazın sıcaktan kavrulan, kışın soğuğu içine alan, nemli beton evlerin aksine, taş evler aslında en çok bu yüzden kullanışlı…. Şimdi ise bu kullanışlılık dışında taş evlerin tercih edilişinin en büyük sebebi en başta söz ettiğiz doğallık. Ama tabii rant açısından da bakılınca, taş binalar, en yüksek rakamlarla satılan yapılar.

İlk başta bunun sebebi bir parça moda oluşu gibi görünse de bunun bir diğer sebebi var. Sadece taş evler yapan bir kaç mimarla görüşünce, ne kadar büyük gayretle bu işin yürüdüğünü anlaşılıyor. Binayı oluşturan her bir taşın tek tek işlenip, yerleştirilmesi, hele o taşın binanın yapılacağı yere taşınması… Eskisi gibi taşları binanın yapılacağı arsada bulmak mümkün olmadığından taş ocaklarından getiriliyor. Bodrum’da en yakın Imsık’ta bir taş ocağı var. Gürece’de de yine taş sağlanabilen bir takım yerler söz konusu. Taşın bulunup, getirilmesinden öte, taş evlerin hissini yansıtan yönü, işlenip, dizilmesi…

Şimdilerde şikayet ettigimiz yazın sıcaktan kavrulan, kışın soğuğu içine alan, nemli beton evlerin aksine, taş evler aslında en çok bu yüzden kullanışlı…. Şimdi ise bu kullanışlılık dışında taş evlerin tercih edilişinin en büyük sebebi en başta söz ettiğiz doğallık.

Her biri işlenirken, ustanın fikirleri, hisleri taşa akıyor ve taş ruh halini tamamen yansıtıyor. Bodrum’un özellikle taş evlerinin önemli mimarı Ahmet Iğdırıgil, bu işi yaparken ruh halinin ne kadar etkili olduğunu anlattı bir parça. Hatta değişik bir örnek verdi.

Bir evin yapımı sırasında usta her zamankinden farklı, hatta belki biraz yavaş, daha öncekilerdeki gibi estetik görünüşünü sağlayamayınca Ahmet Iğdırligil bir sorun olup olma- dığını sormuş. Usta gerçekten dertli olduğunundan bahsederek, sorunlarından bahsetmiş. Anlatması bitip tekrar işe döndüğünde eskisi gibi marifetini göstermeye, taşlanı her zamanki gibi ustalıkla örmeğe devam etmiş.

Bodrum’un en becerikli ve aranan taş ustası Ender Usta.

Aynı şeyi yine kendini taş evler yapmaya adamış Mimar Meral Toker ve eşi İnşaat Mühendisi Tahir Toker de doğruluyor. Akıldaki tüm fikirler, hisler, birer birer taşların üzerine bırakııyor. Sonunda çıkan bina ise doğal ve güzel görünümünün yanı sıra bütünüyle düşünceler, duygular taşıyor.

Mimar Meral Toker, kendilerine gelen projeleri taş olarak gerçekleştirme çabasında. MT Mimarlık olarak hem görünüm olarak tatmin eden hem de sağlıklı yaşam anlamında kolaylıklar sağlayan taş yapılar yapmak için insanları yönlendirme yoluna giderek Bodrum’a  karşı bir görev üstlenmiş olduklarını anlatıyor. Eski binaları aynen korunması amacını da benimseyen MT Mimarlık istendiğinde eski binaları günün yaşam koşullarına da uydurduklarını söylüyorlar.

Taşın kendi başına doğallıktan daha da fazla artıları var. Kalıcılığı, ölümsüzlüğü, kullanışlılığı aslında önemli özellikleri. Mimar Ahmet Iğdırlıgil bu konuda özellikle dikkat çekilmesi gerektiğini daha öncede söz etti,

Eski Aya Nikola Kilisesi şimdiki Halk Eğitim Merkezine dikkat çekiyor. Ne kadar zor yıkıldığını hatırlatıyor. Yine örnek olarak kalenin senelerdir direnerek ayakta oluşunu örnek olarak veriyor.

Iğdırlıgil arşivinde, Cesaer‘ın mimarı ola Vitruvius‘un 2000 yıl önce kaleme aldığı belki de en eski mimari kitapta, yine taşın ölümsüzlüğüne dikkat çekilmiş….Taş evleri yaşatmak amacıyla yine bir çok projeler çizen Mimar Erhan Sürek, bize bir takım Bodrum evlerinden bahsetti.

Doğal taşlarla yapılan bir çok evin yanısıra Bodrum’da daha hesaplı  olduğu için taş niyetine kayrak kullanıldığını belirterek, yapımı aylar süren ve birçoğu arasında yeniden kullanılmış taşla yapılmış evleri bize göstererek, bu evler yapılış farklılıklarını anlattı. Gördüğümüz çok evin, taş kaplama olarak gerçekleştirildiğini ve doğal taşlarla yapılan bir çok eve nazaran bu tip yapıların estetik anlamda hiç de Bodrum’un gerçek taş özelliğindeki evlerle karşılaştırılamayacağını ekledi….

Maliyetten bahsedince herhangi bir beton yapıya oranla biraz daha yüksek rakamlar çıkıyor karşımıza. Ama beton bir yapı için harcanan uzun vadeli ısınma, izolasyon vs. gibi ayrıntılar göz önünde bulundurulacak olursa, taş ev edinmek belki çok daha hesaplı.

Örneğin Bodrum’un eski köylerinden Sandima’dakilerle karşılaştırılınca, şimdi yapılan evler elbette bir hayli farklı. Belki havuzu da olan, jakuzili, bir kaç katlı evler güne daha bir uygun gibi düşünülmekte..

Bu Yazı Bodrum Magazin Dergisinin Haziran 1998 tarihli
19. Sayısında yayınlanmıştır.
Fotoğraflar: Mimar Ahmet Iğdırlığil

Konu Yazarı : Selin Damar

Yorumlarınızı Yazın

Your email address will not be published.

Sonraki Yazılar

Suyundan İçenlerin Kadınlaştığı Salmakis’te Bir Çeşme

Önceki Yazılar

Leonard Cohen’in Meşhur Hydra Adası’na hala Eşekler Hakim

En Son Yazılarımızdan Seçmeler