Bindokuzyüzkırkbeş yılında “Bodrum Tarihi” kitabının yazarı hemşehrimiz, eski Niğde Milletvekillerinden Prof. Avram Galanti Bodrumlu, kitabının 22. sahifesinde şunları yazıyor: “Salmakis, Halikarnas’ın güneyinde olup, zamanla Halikarnas genişlik peyda ettiği vakit, bu yer bölgesi içine alınmıştır”. Galanti Bey’in Salmakis dediği yer bizim Bardakçı Koyu.
Sayın Galanti’nin başka bir tarih kitabına gönderme yaparak “Salmakis’ten” söz ederken “Burada bir su çeşmesi vardır ki, içenlere sinirlendirmek yani aşklandırmak hassasını verir.” diyor.
Küçük asya yazarı tarihçi Charles Texier soruyor
“Bu çeşme ne tarafta idi?”
Bir zamanlar Texier’in sorduğu soruyu bu gün de biz soralim nerede bu çeşme ? Bardakçı’daki Salmakis çeşmesi şimdi yok. Yalnız o mu, Mana çeşmesi de yok?
Gazetesi Merhaba‘da Ender Uslu, 1981 Ağustos’unda, Bodrumlu Kara Ahmet‘i haber almış, şöyle diyor,
“Kara Ahmet 1943 yılında askerlik dönüşü suculuğa başlamış. Şimdi 63 yaşında. 38 yıldır suculuk yapıyor ve bu süre içinde Bodrum’a 10 bin tonun üzerinde içme suyunu Bardakçı Salmakis çeşmesinden taşımış” Uslu’nun bu girişinden sonra Kara Ahmet şöyle sürdürüyor konuşmasını :
“Askerden önce süngercilik, balıkçılık yaptım. Askerden sonra Ziya ustaya bir sandal yaptırdım. Adını “Coşkun” koydum. O zamanlar Abuna Mehmet ve Tahtagırılı İbraam suculuk yaparlardı. Bodrum susuz yer. Halk içme suyunu Bardakçı’dan, Mana’dan temin ediyordu. Şimdiye kadar üç tekne eskittim. Coşkun, Şimşek ve gümrükten aldığım yelkenliydi. O zamanlar daha motorlu tekne yoktu. Sonra bu kademe motor taktırdık. 1943’lerde yüz paraya verirdim bir teneke suyu. O zamanlar ekmeğin okkasi on paraydı. Şimdi bir teneke su 25 ekmeğin yarım kilosu ise 15 lira.
Askerden sonra Bardakçı’dan öte hiç gitmedim. Dört, beş senedir de denize girmiyorum.
Bardakçı’daki suyun bir öyküsü varmış. Bende duydum. Cevat Bey (Halikarnas Balıkçısı) kitabını yazmış. Ama ben okuma bilmem. Sözde bu suyun olduğu yerde bir göl varmış ve bu göl de periliymiş. Bu gölün suyunu içenler artık erkek olmuyormuş. Bu yıl Bardakçı çok kalabalıktı. Bir sürü insan oraya geliyor. Benim su doldurmama mani oluyorlar. Hem ne o kadın gibi erkekler. Bunlar da yeni türedi. Bardakçı’dan ayrılmıyorlar. Doğrumu acaba Cevat Bey ‘in yazdıkları?“
Yıl 1995, Galanti Bey’in “esatir”öyküsünde değindiği Salmakis Çeşmesi, o güzelim koy ile birlikte, bugün yok. Birileri devletin ödemeler dengesine katkıda bulunmak gibi kutsal bir görev yüklenip, Turizm Bakanlığından da icazetli, dört yıldızlı oteli bu çeşmenin üzerine kondurdu. Salmakis Çeşmesinin insanlığa sunulma sevincini kimbilir hangi yüzyılın arkeologları yaşayacak.
Bu yazı Bodrum Magazin Dergisi‘nin Mayıs 1998 tarihli
18. Sayısında yayınlanmıştır.
Yazı: Sudi İlkorur
Sudi İlkorur’un “Gazete Yazıları” derlemesinden
Konu Yazarı :

